Ramazan’ın Hikayesi

Benim adım Ramazan. 1977 Sivas doğumluyum ve Müslüman bir çevrede dünyaya geldim. Annem arkadaşlarım ve akrabalarımın hepsi Müslüman idi ama Babam Ateist bir adamdı aynı zamanda sosyalist bir kimliğe sahip olduğu içinde beni ve kardeşlerimi serbest bir şekilde büyüttü.

İnanç konusunda bizi hiçbir zaman yönlendirmedi. Ben ortaokul yıllarıma kadar çevremden ve annemden öğrendiğim kadarıyla İslamiyeti tanıyan ve inanan bir insandım. Sadece adım Müslüman idi. İnancımı hiç okumamış ve araştırmamıştım. Ortaokul dönemlerimde Benim fen ve matematik derslerim zayıftı. Dershaneye gidecek olanaklara da sahip değildim. Bir gün din dersi öğretmenimiz beni yanına çağırdı ve bana eğer istersem derslerimde yardımcı olmaları için katıldığı tarikattaki insanların bu konuda hizmet ettiklerini söyledi. Bana hem derslerinde yardımcı olurlar hem de inancını daha iyi tanırsın dedi. Ben o günden itibaren tam 4 yıl bu tarikata katıldım oradaki insanlar hem derslerime yardımcı oluyor hem de İslami konuda bana eğitim veriyorlardı. Bu zaman içinde İslami yetin gereklerini de düzenli bir şekilde yerine getirmeye ve uygulamaya çalışıyordum. Namazımızı kılıyor, orucumu tutuyor, vaazları dinliyor ve toplantıları hiç kaçırmıyordum. Daha sonraları benim arkadaş çevrem değişmeye başladı. Arkadaşlarım genelde sosyalist ve ateist insanlardan oluşmaya başladı ve bu arkadaşlarım benim inancımın doğru olmadığını, Allah’ın olmadığını söyleyerek inancımdaki çelişkileri bana gösterdiler. O dönemde benim aklım karışmaya başladı ve kafamda birçok sorular oluştu sorularımın yanıtlarını aramak için birçok yere gittim. Kuranın Türkçe açıklamasını alıp tekrar okumaya başladım.

Araştırmalarım zamanla beni İslamiyet ten uzaklaştırdı. O dönemde tarikattan ayrıldım. Zamanla okuduğum ateist ve sosyalist kitaplarında etkisiyle Allah inancıda benden yok oldu. Bende arkadaşlarım gibi ateist oldum ve Sosyalist ve Komünist bir düşünce ile yaşamaya başladım. Bu dönemde çok düzensiz ve bozuk bir hayatım vardı. İlişkilerim çok bozuktu ve yaşamımda çok günah vardı (sarhoşluk, evlilik dışı seks, gurur vs.). Aynı zamanda bir işyerinde çalışıyordum bir gün çalıştığım işyerinde şuan kilisede birlikte çalıştığım arkadaşım işe başladı. Zamanla aramızda güzel bir arkadaşlık oluştu ve bir gün bana Hrıstiyan olduğunu söyledi ve bana bir İncil hediye etti okumam için. İncil’i ilk okuduğum zaman bana hikaye gibi geldi ve fazla ilgimi çekmedi yine bir gün arkadaşım eğer istersem beni kiliseye götürmek istediğini söyledi. Ben daha önce hiç kiliseye gitmemiştim ve hemen teklifini kabul ettim ama amacım Allah’ı araştırmak veya Kutsal Kitap’la ilgili sorular sormak değildi. Amacım belki yabancı bir kız tavlarımda evlenir, yurt dışına kaçarım, diye düşünmüştüm ve birlikte kiliseye gittik bir otelin toplantı salonu idi. Kilise hiçte düşündüğüm gibi değildi ama insanlar beni çok etkiledi. Bana karşı çok sıcak ve sevgi dolu yaklaştılar, ortam çok hoşuma gitti. İnanmasam bile yıllarca onların arasına katıldım. Bu zaman içinde tekrar bir arayış içine girdim. Tevrat, Zebur, İncil ve diğer kitapları araştırıp sorular sormaya başladım. Bazen kafamda şüpheler oluşuyordu ama yine de Allah’ın varlığına inanamıyordum.

İlerleyen zamanlarda askere gittim. Askerliğimin ilk günlerinde çok bunalıma girdim. Özgür bir insan olarak yetiştiğim için askerdeki disiplin benim psikolojimi bozdu ve bir gün askerden kaçmayı veya askerlik yapmamak için parmağımı kesmeyi düşünüyordum. Gece nöbet sırasında yine bu düşünceler ile boğuşurken birden aklıma İncil’den ayetler gelmeye başladı ama bu ayetler hırsızlık yapma, zina işleme vb. gibi ayetler değildi. Allah’ın varolduğuna, bana yardım etmek ve beni içinde bulunduğum bozuk psikolojiden kurtarmak istediğine ilişkin ayetlerdi. Örneğin Matta 11:28 Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar, Bana gelin ben size rahat veririm. Boyunduruğumu yüklenin, benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huylu alçakgönüllüyüm. Böylece canlarınız rahata kavuşur.

İncil’den bu ayetler aklıma geldiği zaman ilk olarak kendi kendime “Ramazan artık kafayı yiyorsun” dedim ve bu düşünceleri kovmaya çalıştım ama ben kovmaya çalıştıkça daha yoğun bir şekilde düşünceler geldi. O anı tam olarak anlatamıyorum ama işte o an Allah’ın var olduğuna ve bu Allah’ın ise İsa Mesih olduğuna iman ettim ve Allah benim hayatıma girdiği andan itibaren işlediğim günahlarımın ne kadar çok olduğunu ve Allah’ın gözünde ne kadar günahlı olduğumu anladım.Önceleri bunları anlayamazdım ama Allah ruhsal gözlerimi açtığı zaman bunların farkına vardım ve orada diz çöküp İsa’yı tanımadan önce işlediğim bütün günahlarımdan dolayı Allah’tan özür diledim ve tövbe ettim. Ve İsa’yı yaşamıma Rab’bim ve Kurtarıcım olarak kabul ettim çünkü o benim günahlarımın cezasını üstüne aldı ve benim hak ettiğim cezayı O çekti, benim yerime O öldü ama üçüncü gün ölümden dirilişiyle de bana yaşam sağladı. İsa’ya iman ettim çünkü onun beni günahlarımdan kurtaracak tek yol ve tek gerçek olduğu apaçık ortada idi.

İsa benim yaşamıma girdikten sonra Allah’ın benimle birlikte olduğunu hissetmeye başladım ve o andan itibaren yaşamımda da köklü değişiklikler olmaya başladı daha önce hiç rahatsız olmadan işlediğim günahlarımdan rahatsız olmaya başladım ve Allah bunları hayatımdan çıkarmam gerektiğini bana gösterdi ve zamanla bu günahlarımdan kurtuldum. Ama şu bir gerçek ki bu günahlarımı benden alan kurtulmamı sağlayan ben değil Allah idi. Allah’a şükrediyorum çünkü O benim yaşamıma girdikten sonra yaşamım anlam kazandı. Ailemle olan ilişkilerim, çevremdeki insanlarla olan ilişkilerim daha da güzelleşmeye başladı. Askerliğim bittikten sonra bir otelde çalışmaya daha sonraları ise kilise binasının bulunduğu kültür merkezimizde çalışmaya başladım ve bu zaman içinde Allah’tan birçok şey öğrendim ve hala öğrenmeye devam ediyorum şimdi kilisede Pastörlük [kilise önderliği] hizmetinde bulunuyorum ve Allah’a hizmet etmekten büyük bir zevk alıyorum ve insanlara İncil’i anlatıyorum çünkü biliyorum ki İncil Allah’ın sözü ve gerçeği umarım herkes çok geçmeden bu gerçeğin farkına varır.
Son olarak bir şey daha söylemek istiyorum İsa’yı merak edip araştıran ve sorusu olan her insana da araştırmasında yardımcı olmak isterim isteyenler bu site aracılığıyla da Antalya İncil kilisesi aracılığıyla da bana ulaşabilirler.

Devam et Allah’a dua edin
Mehmet'in Tanıklığı
Müslüman bir ailenin en dindar evladı olan ben Mehmet, oldum olası dini bilgilere her zaman merakım vardı. Daha çocuk yaştan itibaren namaz kılar, oruç tutardım. İslam sadece bilmekle kalmayıp bildiklerimi amel ederek de her geçen gün İslam’da derinleşiyordum. Devamını oku >>
Arslan'ın Tanıklığı
Ben Türkmenistan'da Müslüman bir aile doğdum. Babamı kaybetmiştim. Ailemin durumu o kadar da iyi değildi. Namaz kılıyordum, oruç tutuyordum, ama yine de aklımda hep şu soru vardı: “Ben nereye gideceğim?” Devamını izle >>
Murat'ın Tanıklığı
Ben Almanya'da doğdum. Herkes gibi benimde bir ailem vardı. Fakat ben aile sevgisini hiç tatmadım. Sabah olduğunda hadi kalk oğlum kahvaltı hazır denilmesini, gece üzerim açıldığında örtülmesini, seni seviyorum denmesini... Devamını oku >>
Yahya'nın Tanıklığı
Babam 1990 yılında rahmetli oldu. Ben çok fazla hatırlamıyorum. O zaman altı yaşındaydım. Köyde okula giderken, öğretmenlerim ve hocaya, köyün diğer büyüklerine din hakkında sorular soran bir çocuktum. Tanrı yaratan bizi, yani Allah, niçin yaratmış, öldükten sonra ne olacak? Devamını izle >>
Okan'ın Tanıklığı
Hayatımda çok kere bir sığıntı gibi hissetmiştim. Kendi ailem olsun, arkaşlarım olsun... Devamını izle >>
Duygu'nun Tanıklığı
Küçük bir köyde öğretmen bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldim. Ben mi hayalimde canlandırıyorum yoksa gerçekten öyle miydi bilmiyorum ama yeşillikler içinde, dereleri, buğday tarlaları, kazları, ördekleri, çeşmeleri ile benim için harika bir dünyaydı... Devamını oku >>