Barış’ın Hikayesi

Benim ismim Barış. Dört kardeşli bir ailenin en büyük cocuğuyum. Babam biz kardeşlerin yetişmesinde (Manevi olarak) büyük etkisi olmuştur ve elinden geldiğince iyi bir insan olmamız için çalışmıştır.

Türkiye’nin o günkü karanlık dönemi olan 1975 senesi itibari ile, tam bir çalkantı – kaos içinde geçti, O yıllarda üniversiteyi okumak hayli risk içerdiği için pek önem vermediğim bir olay idi. Bende serbest piyasada, ön muhasebeci olarak başladığım çalışma hayatı sürecinde evlendim bir erkek evlat sahibi oldum.

Emekli olmama yakın, hemen hemen 6 yıl önce (İki Almanya’nın birleşmesi, Sovyetlerin yıkılması – Avrupa’nın yeni yüzü durumu itibari ile de bazı olaylar tamamen ben ve benim gibileri bir boşluğa yitti. Her şeye samimiyetimi ve inancımı kaybetmiştim) Bir arayış sonucunda DİN ile karşılaştım. Dini o zamana kadar sadece Halkı uyuşturan bir afyon, bir uyuşturucu gibi görmüş ve ilgi göstermemiştimç

Müslüman dini içindeki oruç, namaz, camii gibi bu dine ait özel ibadetleride sadık bir izleyicisi olarak uygulayarak kendimi dini eğitme bir nevi talime başlamıştım. Ama bu haldeyken de, bu ibadetler ve din bana bazı şeylerin hem ruhsal yönünü, hem tadını veremiyordu. Çünkü şahsi ibadetler “Oruç, namaz v.s.” ile kendi yaptığım işler ile onca yaşanmış günahlarımı yine nasıl kendim temizleyebilidrimki? Bir denizde boğulurken bana biri can simidi atıp beni kıyıya çekmezse nasıl ben kendi kendimi boğulmaktan kurtarabilirdimki?

Bir gün gazete ilanında MESİH İSA ile ilgili soruları cevaplayan kitaplar ve CD lerin verildiğini görünce belki sorularıma cevap bulabilirim diye istekte bulundum. Çünkü Ruh’u, ve Ruh’un ne olduğunu, İslamiyet’teki Kurban olayının neden batı ile aynı olmadığını, Mesih’in ölüm olayının niçin bizim gibi anlaşılmayıp (Yerine Mesih’i ele veren adam çarmıha gerilmesi olayını) Mesih’in çarmıha gerildiğini, bizim ibadetlerimizle kurtulduğumuz, ama Hristiyanların ise ibadetler ederek değil Mesih’in yerlerine kurban edilmesine inanarak kurtulduğunu, Allah tarafından affedilerek ve lütufla kurtulduğu, günah olayının gerçekten çok önemli olduğunu bilmek ve öğrenmek istiyordum. Bu tanışmanın (Anket çalışması ve özel ders almamın sonucunda) hemen hemen her şey yerine oturmuştu ve her şeyi tamamen anlamıştım.

Günahı, günahın önemini, bunun insanlık ve de tek tek insanların hayatını etkilediğini, Allah ile nasıl aramıza bir duvar ördüğünü, günah yüzünden Yaratılışta adem ve havanın günahı yüzünden Allahtan aldığımız bir çok yönümüzün öldüğünü, nasıl ölü hayatı sürdüğümüzü, zayıf yaratılışı ve günahlı olduğumuzdan Allah ile barışılamayacak kadar önemli büyük bir olay olduğunu, ve de en önemlisi Allah’ın oğlunun biz günahlılar için neden çarmıha gerildiğini öğrenebildim.

Mesih biz günahlıların yapamayacağı (Allah ile Barıştırma) sonsuz yaşamı, Allah çocukları olma özelliğini ve de gerçeğini, bizlere nasıl iman ile Allah’ın Merhameti ve armağanı ile kurtulacağımızı, vermiş ve de öğretmiş olduğu gerçeğine erişme şansına ermiş oldum.
Daha sonra Samsun Agape Kilisesi ve Pastörü ile tanışmışlığım vardı onunla bir telefon görüşmesinden sonra beni Kiliselerine davet etti, Artık tek Yapmam gerekenin Mesih İsa’Nın adıyla vaftiz olmam gerektiği, Düzenli olarak Kiliseye katılmam, Kutsal Bir Hayat sürmeye çalışmam ve bunları kurtulmak için değil, Bizi kurtardığı için Allah’a Hamd ve Övgüler sunmak için yapmamız gerektiğini anlattı 18 Kasım 2007 Tarihindede Vaftiz oldum.

Tek Yol önce günahı itiraf etmek, suçlu olduğumuzu kabullenmek ve suçlarımızın kefareti için Rab İsa Mesih’in daha biz günah içinde yaşarken, bizler için (Suçlarımızının affı için), öldüğünü ve dirildiği gerçeğine iman etmek (İncil / Yuhann 5:24‘te yazıldığı gibi, “Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır, Böyle biri yargılanmaz, ölümden yaşama geçmiştir) ayetinin kutsal manası altında imanlı yaşamak.
Sonuç olarak, Rab İsa Mesih’e Allah oğlu olduğuna ve biricik kurtarıcımız ve önderimiz olduğuna, bundan sonraki yaşamımda da O’nun ışıklı yolunda, Allah sevgisi yüreğimde ve işlerimde olacağına inanarak, Hep Onu izleyeceğime, bilinçli olarak azimle onun işleri için koşturup çalışacağıma söz veriyorum.

Devam et Allah’a dua edin
Arslan'ın Tanıklığı
Ben Türkmenistan'da Müslüman bir aile doğdum. Babamı kaybetmiştim. Ailemin durumu o kadar da iyi değildi. Namaz kılıyordum, oruç tutuyordum, ama yine de aklımda hep şu soru vardı: “Ben nereye gideceğim?” Devamını izle >>
Murat'ın Tanıklığı
Ben Almanya'da doğdum. Herkes gibi benimde bir ailem vardı. Fakat ben aile sevgisini hiç tatmadım. Sabah olduğunda hadi kalk oğlum kahvaltı hazır denilmesini, gece üzerim açıldığında örtülmesini, seni seviyorum denmesini... Devamını oku >>
Okan'ın Tanıklığı
Hayatımda çok kere bir sığıntı gibi hissetmiştim. Kendi ailem olsun, arkaşlarım olsun... Devamını izle >>
Mehmet'in Tanıklığı
Müslüman bir ailenin en dindar evladı olan ben Mehmet, oldum olası dini bilgilere her zaman merakım vardı. Daha çocuk yaştan itibaren namaz kılar, oruç tutardım. İslam sadece bilmekle kalmayıp bildiklerimi amel ederek de her geçen gün İslam’da derinleşiyordum. Devamını oku >>
Duygu'nun Tanıklığı
Küçük bir köyde öğretmen bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldim. Ben mi hayalimde canlandırıyorum yoksa gerçekten öyle miydi bilmiyorum ama yeşillikler içinde, dereleri, buğday tarlaları, kazları, ördekleri, çeşmeleri ile benim için harika bir dünyaydı... Devamını oku >>
Yahya'nın Tanıklığı
Babam 1990 yılında rahmetli oldu. Ben çok fazla hatırlamıyorum. O zaman altı yaşındaydım. Köyde okula giderken, öğretmenlerim ve hocaya, köyün diğer büyüklerine din hakkında sorular soran bir çocuktum. Tanrı yaratan bizi, yani Allah, niçin yaratmış, öldükten sonra ne olacak? Devamını izle >>